FETÖ’YE DESTEK EYLEMİ YAPAN AHMET ÜNAL’DA İHRAÇ EDİLSİN…

Ana Sayfa » Mersin Haberleri » FETÖ’YE DESTEK EYLEMİ YAPAN AHMET ÜNAL’DA İHRAÇ EDİLSİN…
Paylaş
Tarih : 23 Eylül 2016 - 13:35

FETÖ’nün beyin takımında yer alan örgüt üyelerini savunmak için eylem yapan Ahmet Ünal’da MGC’den  ihraç edilecek mi ?

 

FETÖ örgüt üyeleri için eylem yapan MGC beni ihraç etmiş. MGC, FETÖ eylemlerine destek vermekten yargılanan Başkanını değil, bunu soran yazan üyesini üyelikten çıkartmış hem de hukuksuz savunmasız,  yargısız infazla…

 

MGC Başkanı Ahmet Ünal buyurmuş özgür kalemler susturulamaz diye. Galiba Ünal bunu Özgür Medya eylemlerine soyunurken söylemiş!.. Kendi üyeleri için değil…

 

FETÖ/ PDY örgüt soruşturmasında, örgütün  finans, eğitim, medya gibi alanlardaki yönetici kadrosuna yönelik operasyon yapıldı. Şüpheliler, “Anayasayı ihlale teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü kurup yönetmek, hükümeti yıkmaya ve görevini yapmayı engellemeyi teşebbüs etmek” ile suçlandı. Hakkında gözaltı kararı çıkarılan 73 şüpheli arasında örgütün lideri Fettullah Gülen ile beyin takımı yer alıyor. Listede, kimin örgütte hangi konumda olduğu ve ne tür faaliyetler yürüttüğü, hangi tarihte yurtdışına kaçtıkları tek tek sıralandı.

FETÖ’nün beyin takımında yer alan 73 kişilik listede 16. sırada Ekrem Dumanlı ve 20. sırada Hidayet Karaca da yer aldı. (12 Aralık 2015 SABAH GAZETESİ)

Listede Ekrem Dumanlı fetö örgütünün basın yayın sorumlusu olarak 16. sıra da Hidayet Karaca ise fetö örgütünün görsel yayın sorumlusu olarak 20. sırada yer alıyor.

 

Özgür Medya susturulamaz adıyla MGC  FETÖ/PDY örgütünün beyin takımı olarak açıklanan Dumanlı ve Karaca için eylem yapıyor. Öyle ki;  Mersin Adliyesi önünde yapılan eylemin duyurusu, daveti ve ev sahipliğini MGC üstleniyor. Haber merkezlerine MGC tarafından gönderilen maillerle eyleme katılım ve haber takibi için çağrı yapılıyor. Pek yakında yeni bir cumhuriyet kurulacağını iddia eden MGC Başkan’ı Ahmet Ünal’da bu eylemde kalabalığa kavgamıza verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ederim diyerek destek verdiği FETÖ/PDY örgüt üyesi suçlamasında bulunulan bir kısmı aranan, bir kısmı tutuklu olan isimlerle aynı safta olduğunu da deklare ediyor.

 

MGC bununla da kalmıyor, bu kez yeni hizmet binasının önünde aynı kapsamda eylemlerin devamı olan oturma eylemlerine ev sahipliği yapıyor. FETÖ/PDY örgütünün beyin takımı olarak açıklanan listede yer alanlara verilen destekten dolayı  MGC Başkan’ı Ahmet Ünal hakkında dava açılıyor ve yargı süreci bugün hala devam etmekte…

 

MGC’nin paralel yapı ile anılması Ahmet Ünal’ın başkanlığı ile su yüzüne çıktı. Öncesi var mı bilinmez bilinen başlangıçlar ise Türkçe olimpiyatlarını düzenleyen komite içinde yer alarak finansal koordinasyon başta olmak üzere tüm koordinasyonda etkin görev üstlenmesi, kim tarafından ne amaçla kurulduğu o tarihlerde bilinmesine rağmen üst çatısı TUSKON  olan ASİAD ile ortak projeler yürütmesi, Kimse Yok mu Derneğine MGC’yi  koşulsuz açması ve hatta üyelere Bayram’larda et ve kıyafet olmak üzere ayni, bazı üyeler arasında paylaşıldığı iddia edilen nakdi yardım çalışmalarına girmiş olduğuna yönelik iddialarla öne çıktı. Bu iddialar nedeni ile de üyelerin bir kısmı ile ciddi yol ayrımı yaşandı…

 

Bu noktada MGC ile yollarını ciddi olarak ayıran isimlerden birisi de benim. Bugünkü okumakta olduğunuz yazıma benzer içerikte bir yazı ile iki yıl önce hazırladığım istifam ise benim gibi aynı düşüncede olan meslektaşlarımın telkinleri ile beklemeye alınmıştır…

 

 

MGC ile en keskin yol ayrımı ise 15 Temmuz da darbe girişimi sonrası yaşanmıştır.  MGC’nin  4. kuvvet olarak anılan basını temsil eden meslek birlikteliği olarak her kesime eşit mesafede, sorgulayan ve mücadele eden bir duruşta olması gerekirken,  neden teslimiyet   hatta birlikte hareket eden bir yapıya getirildiğini soran sorgulayan isimlerdenim. 15 Temmuz öncesi de sonrası olan ve tarihe karanlık gece olarak geçen günün ardında da soran sorgulayan olduğum için hedef gösterildim, linç girişimine dahil edildim, iftira ve tehdite maruz kaldım…

 

Üstelikte bu soruları bireysel özgürlüğüm, dokunulmaz hürriyet alanım olan kişisel sosyal medya hesabımdan bir kaç cümle ile yönelttim. Bazı üyeler gibi manşeti ayrı içeriği çok farklı haberlerle kişileri ve kurumları hedef göstererek değil. Hedef gösteren haberleri ulaşabildiğim sayısız guruplarda hırs ve kinle paylaşarak hiç değil. Sosyal medyada başkalarının duvar ve sayfalarına atlayarak hakaret, aşağılayıcı ifade ve tehdit ile hiç hiç değil…

 

Bireysel özgürlüğüme sığındığım bir kaç cümle ile yönelttiğim bugün hala yanıtını alamadığım sorulardan dolayı MGC’den ihraç edildiğimi tarafıma da tebliğ edilmeksizin bazı yayın organlarının çarpıtılan  manşetleri ile öğrendim. Üzüldüm mü kesinlikle hayır…

 

Bu ihraç başta aynı yapıda olmadığımın resmi tebliği olması nedeniyle aksine gurur duydum. En önemlisi ise eylem yapılan FETÖ/PDY örgüt üyeleri için tanınan özgürlüğü üyelerine tanımayan bir anlayışın dışında olduğum beyan edilerek, baskı ve sansürden uzak gazetecilik yapma olanağına kavuşmuş oldum. Şimdi aynı soruları özgürce sorma hakkına kavuşan birisi olarak, daha net ve keskin yönelten, gerçekten özgür yürekli bir kalemim…

 

Peki ya Özgür kalemler susturulamaz diye buyuran Ahmet Ünal’da aynı yüreklilikle sorularıma artık cevap verecek mi,  verebilecek mi?

 

MGC olarak FETÖ/PDY üyesi isimlere eylemli taraf olunarak neden, hangi gerekçe ile destek verildi? Üstelikte samimiyet ve iyiniyetli olduğunuza inan güvenen kurum kuruluş ve şahıslar da yanıltılarak, peşinizde sürükleyerek. Kurmayı amaçladığınız Cumhuriyet hangisi ve kimin Cumhuriyeti idi ? Her fırsatta adını kullandığınız Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetten ne rahatsızlığınız vardı? Korumak yerine yıkmak için girişimde bulunan, bu uğurda mücadele verenlere kurulan kumpasın şakşakçıları olan kişilerle ortak hareket ederek nasıl bir Cumhuriyet kurmayı amaçlamıştınız ?

 

MGC,  TUSKON’a bağı nedeniyle kapatılan ASİAD ile neden ortak projelerde yer aldı? MGC, FETÖ/PDY örgütüne Güney Afrika üzerinden finans aktarımı sağladığı gerekçesi ile kapatılan Kimse Yok mu Derneği ile neden ortak yardım kampanyalarında yer aldı ? FETÖ/PYD örgüt üyelerine destek amacıyla yapılan eylemlere ev sahipliği yapan MGC’nin yeni hizmet binasına bu şartlar doğrultusun da mı kavuşuldu? Ortak yürütülecek hangi projeler için hizmet binası öncesi mutabakat sağlandı? Eğitim çalışmaları ve MGC binası üstünde bulunan dersliklerde bu mutabakatın bir parçası mı?  MGC’nin yeni hizmet binasına FETÖ finansman katkısı olmuş mudur hangi ölçülerde ?  Bu soruları bugünde yineliyorum. Bu sorular cevaplandırılacak mı? Bu soruların muhatabı ve sorumlusu olan MGC Başkanı Ahmet Ünal’da MGC’den ihraç edilecek mi?

 

Yüksek istişare kuruluna iki isim için tavsiye kararı aldırıp, MGC yönetimin de eklenen 3. İsim ile savunma istenmeden, hukuksuz bir şekilde alınan ve taraflarına yazı ile tebliğ edilmeden, hatta taraflarını mail gurubundan da çıkartarak gıyaben sosyal medya aracılığı ile duyurulan  üyelikten çıkarma işlemi ne denli geçerli sayılacaktır. Tamamıyla hukuksuz olan bu girişimde bulunanlar hakkında da yüksek istişare kurulu bir tavsiye kararı daha alacak mıdır ya da oldu bittiye getirilen bu hukuksuz işlemi kabul mü edecektir? Hukuksuz bir ihraç işlemi olmasına rağmen  kamuoyu algısı oluşturarak, bununla da yetinilmeyerek tek tek telefon açılan ilkesiz, dayanaksız bir ihraç süreci tıpkı bana yapılan uygulama örneğinde olduğu gibi Ahmet Ünal içinde gerçekleştirilecek mi ?

 

MGC üyeliğim sona erince sanki meslek hayatımı sonlandırma algısı yaratmayı amaçlayan üzerinde hiç durmadığım şu ihraç girişimine gelince, hangi gerekçeye dayandırıldığını tüm üyelerinizle tek tek karşılaştırarak açıklayabilecek misiniz? Sahi MGC de meslek ilke ve kriterleri nelerdir? Ben hangi noktalarda aykırı davrandım?

Tek tek bazı üyelerinizle karşılaştırarak şimdi bir kez daha soruyorum:

Mesela hangi makama sahip olmak için hangi kurumu mesleğe aykırı olarak hedef aldım, hedef gösterdim?

Mesleğimi kullanarak ticari rant sahibi olmak için hangi kamu alanlarını işgal ettim? Mesleğim ya da meslektaşlarım üzerinden işgal yoluyla hangi ticaret hane ya da konuta sahip oldum? Meslekten aldığım güçle hangi meslektaşlarımın üzerine mafya vari araç sürdüm ya da silah çektim?

 

Bazı arkadaşlarımızda olduğu gibi meslek yoluyla kimin özel yaşantısına toplum önünde küçük düşürücü ifadelerle müdahalede bulundum ya da karalama kampanyasını çirkin bir şekilde sürdürdüm?

 

Meslekten aldığı gücü kişisel dokunulmazlık sayanlarda olduğu gibi kimin özel hayatına müdahalede bulundum, yuvasını dağıttım ya da mahallenin huzurunu kaçıran birisi olarak ahlaksal anlamda ağır eleştiri uyarı ve müdahalenin tarafı ne zaman oldum? Kendi adımla cesaret edemeyeceğim hakaret ve karalamaları hangi meslektaşımı kullanarak adı altında kimlere karşı ve ne zaman yürüttüm?

 

Gittiğim ya da katıldığım hangi basın toplantısını karnımızı doyurmadan başlatamazsınız dedim ? Mesleği kullanarak hangi kurumu ne zaman hangi ölçülerde konaklama yeme içme ve gezme konularında zorladım ya da yaptırımda bulundum?

 

Dahası ve fazlası var. Ancak uzun sözün kısası hangi siyasi partiyi iktidar bile olsa bugün ülkeyi karanlığa sürüklemek isteyen bir terör örgütünün liderinin propagandasını yaparak hedef aldım ya da muhalefet aracı olarak gördüm? Bu nokta da hangi haber ya da manşetim sakıncalı bulundu?

 

Peki,  bu yapı içersinde olanlara da aynı ihraç sistemi işletilecek mi? Meslekten aldığı güç ile sahip olduğunu düşündüğü özgürlüklerle terör estiren, insanları ötekileştiren, ayrıştıran, yaşamsal ayrıcalık ve menfaatler için de olanlar, ülkenin varlığı ve bütünlüğünü hedef alan örgüt ya da eylemlere bireysel menfaat ve ticari kazançlarla göz yumanlar da incelenip meslek birliği üyeliğinden çıkarılacak mı?

 

Böyle çelişkili ikircikli ve çifte standart uygulayan bir yapıyla la özgür kalem mücadelesini  nasıl hangi ölçülerde sağlayacaksınız?

 

Tüm bu iddialara konu olan yapıya dahil olmadığımdan dolayı  ihraç edilmişsem eğer  meslek hayatımda bana verilmiş onurlu bir paye olarak kabul ediyorum.  Böyle  bir çatı altında olmamakta benim için de  kayıp değil, aksine kazançtır. Tek başıma kalsam bile doğrularım ve ilkelerimden tüm dayatmalara rağmen asla ödün vermeyeceğim. Mesleğe başlamadan önce MGC’ye üye olup, referansı ile meslek hayatına kavuşmuş bir meslek mensubu değilim. Meslekte var olma mücadelemde, yaşamımı sürdürme çabamda MGC zaten olmamıştı bu anlamda ne benim ne de bir başkasının güvencesi hiç olmadı. Ancak; kendine ayrıcalık bekleyen, kimlik kaygısı duyanların ihtiyaç duyduğu bir çatıdan öteye anlamlı bir tek çalışmaya öncülük edemeyen bir meslek birliği haline getirilen MGC ise ben ve bizim gibi üyelere hep ihtiyaç duydu.

 

MGC adıyla talepte bulunanların bireysel mekan ve ikballerine dönüştürülmüş olmasına  şimdilik değinmiyorum. Özetle;  beni ve bizleri değil, bizlerin sırtında taşıdığı bir yapı üzerinden beklentisi olanlar ve  emek üzerinden var olanların süreci artık çatırdamaya ve çökmeye başlamıştır. Altında kimin kalacağını ise soruları cevaplandırmak yerine sorulardan rahatsız olanlar, tehditle insanlar üzerinde baskı kuranlar daha iyi bilir…

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

130420170047302692600b
Mersin seçmeni yüzde 64 ile hayır dedi

18 maddelik anayasa değişikliği için referandum düzenlendi. Yurt genelinde 55 milyon 319 bin seçmen, oy vermek için 167 bin sandığa gitti. Seçmenler

1657587713055
Hasta, yaşlı ve engelli vatandaşlar da sandığa gitti

Anayasa değişikliğine ilişkin oylama sona erdi. Ülke genelinde oyların sayımı sürerken, referanduma yüzde 86,5’lik oran ile rekor bir

KOCAMAZ, “AYAĞI YERE BASMAYAN İFADELERLE AYNANIN KARŞISINDA DURAMAZSINIZ”
KOCAMAZ, “AYAĞI YERE BASMAYAN İFADELERLE AYNANIN KARŞISINDA DURAMAZSINIZ”

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi 2017 Yılı Nisan Ayı Toplantısı’nın ikinci birleşimi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz