İki Villa Uğruna Devletin Valisini Sattın

Ana Sayfa » Büyük Manşet Yanı » İki Villa Uğruna Devletin Valisini Sattın
Paylaş
Tarih : 28 Ocak 2014 - 18:18

kemal-kilicdaroglu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuştu. Toplantıda Demokrat Parti’den gelen adaylara rozet takan Kılıçdaroğlu gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı’nın açıklamaları;

Konuşmasına başlarken Balyoz davasına değinen Kılıçdaroğlu, Balyoz davasında “5 numaralı CD’nin TÜBİTAK raporuyla sahte olduğu çıktı ortaya. Şimdi, artık bu davanın çöktüğünü hepimiz biliyoruz ve kabul ediyoruz. Bir gün bile o arkadaşların hapiste tutulmaları bir demokrasi ayıbıdır ve bir hukuk ayıbıdır. Derhal bunların serbest bırakılması lazım.

Defalarca bu ÖYM’ler adalet dağıtmaz, bunlar siyasal iktidarın sopasıdır, verdikleri kararlar kamu vicdanını rahatsız ediyor dedik.

AKP, Milli orduya kumpas kuruldu sözünün hala arkasında duruyorsa, çözüm yeri TBMM’dir. Gelin CHP hazır. Haksızlığı bitirelim, adaleti sağlayalım. Açık çek.

Son günlerde kışla birlikte artan trafik kazaları var. En son Kayseri’de 21 yurttaşımız hayatını kaybetti. Gerçekten Sivas’ta, pek çok yerde var, trafik kazaları konusunda özellikle devletin bu konuda biraz daha denetimlerini sıklaştırması gerekiyor. Her kaza sonuçta can kaybına yol, mal kaybına yol açıyor. Kışın soğuğunda donup ölen yurttaşlarımız var. Bu konuda özellikle trafik polisi arkadaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum: Lütfen denetimlerinizi biraz daha sıklaştırın can kaybına yol açılmasın dedi.

Esenyurt’ta Milliyetçe Hareket Partisi’nin seçim bürosuna yapılan saldırıyı kınayan Kılıçdaroğlu, Bir saldırı var, bir vatandaşımız hayatını kaybediyor. Şiddetle ama şiddetle kınıyoruz. Hiç kimsenin bir başka siyasal partiyi kaba kuvvetle susturması gibi bir olayı asla kabul etmiyoruz, demokrasilerde bunun yeri yoktur. Fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü varsa çıkar düşüncenizi söylersiniz; o düşünceye katılmasak bile sizin düşüncenizi özgürce dile getireceğiniz bir Türkiye’yi inşa etmek için yola çıktık zaten biz. Kaba kuvvet, şiddet siyasi partilerin yarışında olmaz, olmamalıdır. O nedenle Milliyetçe Hareket Partisi camiasına başsağlığı diliyorum, ölene de Allah’tan rahmet diliyoruz ifadelerini kullandı.

Son günlerde kışla birlikte artan trafik kazaları var. En son Kayseri’de 21 yurttaşımız hayatını kaybetti. Gerçekten Sivas’ta, pek çok yerde var, trafik kazaları konusunda özellikle devletin bu konuda biraz daha denetimlerini sıklaştırması gerekiyor. Her kaza sonuçta can kaybına yol, mal kaybına yol açıyor. Kışın soğuğunda donup ölen yurttaşlarımız var. Bu konuda özellikle trafik polisi arkadaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum: Lütfen denetimlerinizi biraz daha sıklaştırın can kaybına yol açılmasın dedi.

Bugünlerde millî irade hırsızlığından söz ediliyor. Efendim, millî irade hırsızlığı var deniyor. Gelin, yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Hayır, kaldırmayacağız diyor. O zaman kusura bakma, sen millî irade hırsızlığından bahsedemezsin, senin zaten hırsızlıklarını biliyoruz, onu anlatacağım daha. Sen başçalansın, millî iradeyi de çalıyorsun. Vatandaş sana yüzde 49 oy verdiyse, Parlamentonun milletvekili oranı da 49 olur; 34 oy verdiyse 34 olur. Bizim 33 milletvekilimizi çaldılar. Aldığımız oy oranına göre bizim 33 milletvekilimizin daha olması lazımdı. Bunun adı millî irade hırsızlığıdır.

Urla’da koya villa yapacaklar. Vali diyor ki birinci derece SİT alanında inşaat yapamazsın. O da abisine şikayet ediyor, iki villa da size ait, vali izin vermiyor diye. Abi dediği Başbakan. Başbakan iki villa uğruna Devletin valisini sattı, onu gönderdi başka yere

TÜRGEV diye bir vakıf var. Erdoğan Ailesi’nin kurduğu. Başında da Bilal oğlan var. Benim oğlumla uğraşmayın diyor. Sevgili Recep Bey Sen makamını kullanarak oğluna çıkar sağlıyorsun. Nüfüz ticareti yapıyorsun. Sen, şu ihaleyi sana vereceğim, rüşveti de oğlumun vakfına ödeyin diyorsun

TÜRGEV’in vakıf bankasında, TR 20020001500158048013239675 nolu hesabı var mı? İki bu hesaba 26 Nisan’da 99 milyon, 999 bin 990 dolar para yattı mı? Bu para neyin parasıdır?

Efendim hayır işi yapıyoruz. Ne demek hayır işi yahu? Arsayı buna ver diyorsun, senin o arsa oraya bedava verilir mi? Bunun adı nüfuz ticaretidir. Sen oğlunu yolsuzluğa bulaştırdın. Sen ne kadar büyük bir günah işlediğinin farkında mısın? Bir baba evladını nasıl bir konuma düşürebilir? Benim vicdanım sızlıyor yahu, senin vicdanın nasıl sızlamıyor?

Unuttun mu Recep Bey, ‘evladından hırsızlık öğrenen baba görmedim’ diyordun. Hırsızlık babadan oğula geçer, evlattan babaya değil.

Bunlar kesin kefene cep yapacaklar. Bunların dolar yeşili hastalıkları var.

Başbakan bir fotoğraf gösterirken bile sahtekarlık yaptı. Ben kapı gibi belge göstereceğim, kendi imzasıyla. Şimdi utanır mı? Utanması için ar damarı lazım, o da yok.

Başbakanlık Personel Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 22 Ocak 2004 tarihli, altında Başbakan’ın imzası bulunan bir belge. Bu belgede ‘Erdoğan’ın Zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrakta sahtecilik fiillerinden ötürü dosyası, belgeleri, raporları var, dokunulmazlığını kaldırın’ deniliyor.

Özellikle AKP’ye oy veren yurttaşlarıma bir fotoğraf daha göstereyim. Tarih 24 Kasım 2013. Yani 17 Aralık’tan üç hafta önce. Fotoğrafta Rıza Zarrab var, Ali Ağaoğlu var, Erdoğan bayraktar var, Altındağ’da iş yürüten. gensorudan kurtulan Suat Kılıç var. Erdoğan var başçalan. Ve Emine Hanım var.

Başbakan, Yahu o tarihte operasyon yapılmadı, ben bunların ne olup olmadığını bilmiyordum diyebilir. Ama o da yalan. Çünkü, 18 Nisan 2013 tarihinde, bu olaydan çok önce. MİT Başbakan’ın önüne üç sayfalık rapor koymuş. Raporda, Rıza Zarrab’ın Bakanlar Zafer Çağlayan ve Muammer Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması halinde, söz konusu hususların hükümet aleyhine kullanabileceği değerlendirilmiştir deniliyor. Yani MİT uyarmış .

Bu Zarrab bir bakana 500 bin dolar rüşvet gönderecek , telefon ediyor arkadaşına diyor ki; Abi yarın güzel bir tane çikolata lokum yaptır. Bir tane gümüş tabak, içine çikolata dizdir, bir tanede çikolata kutusu olsun. Onun içine de 500 bin yerleştir. Sadık biliyor. İstinye tarafında bir yer var ya. Egemen’e gidiyor. Daha önce de göndermiştik ya 500, 500. Başçalan ile aynı protokolde oturan bu Zarrab, bir bakana da 700 bin liralık kol saati vermiş.

Bir bakana 28 kez, rüşvet veriliyor. Toplamı 52 milyon dolar. Bir başka bakana 10 kez rüşvet veriliyor, toplamı 10 milyon dolar. Bir başka bakana, üç kez rüşvet veriliyor, toplamı 1,5 milyon dolar. Başaktör kim? Başbakan ile aynı safta, başçalan.

Bakanlarla ilgili fezleke geldi. Adam gibi Meclis’e gönder, yüce divan da yargılansınlar. Yolsuzluk yapan kimsenin yanında durma. Yoksa bu başçalan ünvanı senin yakana yapışacaktır. Alnına yazacağım senin bunu.

Hala kalkmış, yok 2004’te, 2005’te bu oldu. Yahu açıkça söylüyorum. Yolsuzluk varsa sonuna kadar gitmeyen namerttir

Gözü kararmış Başbakan’ın, CHP’yi nasıl yolsuzlukla suçlarım diye çırpınıyor. Senin boyun yetmez buna boyun. Çünkü sen helale değil, harama ortak olan adamsın. Bizden hesap soracakmış, kimsin sen?

Başbakan tahrif ettirdiği resmin önünde durmuş ve eline tutuşturulan belgeyi okuyor. Olay 2004’te olmuş. 9 Ağustos 2004’te imar yolsuzluğu şikayet edilmiş, Mülkiye müfettişleri araştırmışlar, 27 dosya savcıya, mahkemeye, Danıştay’a gitmiş, sonuçta biri hakkında dava açılmış. Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesi de o dosya hakkında beraat vermiş, yani 27 dosyanın tümü aklanmış.

Al dosyaları çık karşıma, senin istediğin tv’de, istediğin gazetecilerle bana soru sor. Gelmem, gelemem diyor. Niye gelemiyorsun Recep Bey? Alnın temizse, verilmeyecek hesabın yoksa, neden korkuyorsun? Sen başçalansın da onun için korkuyorsun.

Sayın Baykal ile ilgili de bir iddia ortaya atıldı. Dendi ki, İsviçre’de bankalarda hesapları var. Hemen ilgili yerlere başvurdu, sordu, Baykal’ın hiçbir hesabı yok diye cevap geldi. Çıktı toplumun karşısına, açık alınla, benim İsviçre bankalarında beş kuruş hesabım yoktur dedi. Yahu senin hakkında, batılı kuruluşların belgeleri yayınlandı, İsviçre bankalarında sekiz hesabın olduğu söylendi. Dava açacağım dedin, açtın mı? Açmadın. Niye dava açmadın? İki, sen neden Sayın Baykal’ın izlediği yolu izlemedin? Hesabımın olup olup olmadığını bana bildirin demedin.

Adalet Bakanlığı müsteşarı İzmir başsavcısına telefon etmiş, savcıyı değiştir demiş. Ben, ‘o müsteşar yerinde kalamaz’ dedim. Meğer bakan da telefon etmiş. Adalet Bakanlığı şu anda boştur. Bakan olarak yolsuzlukları aklamaya çalışan bir kişi vardır onun adı da Bekir Bozdağ’dır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
(chp.org.tr)

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

130420170047302692600b
Mersin seçmeni yüzde 64 ile hayır dedi

18 maddelik anayasa değişikliği için referandum düzenlendi. Yurt genelinde 55 milyon 319 bin seçmen, oy vermek için 167 bin sandığa gitti. Seçmenler

referandumanketleri-640x360
Referandumda en çok hayır oyu veren 10 il

Türkiye 18 maddelik anayasa değişikliği için referanduma gitti. Ülke genelinde 55 milyon 319 bin seçmen 167 bin sandıkta oy kullandı. Seçmenler

referandumanketleri-640x360a
Referandumda ‘evet’in en yüksek olduğu 10 il

Anayasa değişikliği referandumunda sonuçlar gelmeye başladı. Referandumda en çok hayır oyu çıkan 10 il şöyle… Türkiye 18 maddelik anayasa

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz